Geçenlerde bir iş için kütüphaneye gitmem gerekti. Her zamanki gibi yan kapıdan girdim, turnikelere geldim, kartımı çıkardım, kart okuma yerine bastım, tam geçeceğim derken karnıma çarpan demir turnike koluna çarpıp “hıghhh” gibi bir ses çıkardım. Tam da bu şekilde, karnıma atılan demir bir yumruk gibi mezun olduğumu öğrendim. Kartımı iptal emişler…
Bir yandan “git artık, zaten kaç kişi okuyor, az yer aç” der gibi, tezcanlı gibi, kovar gibi 241 krediyi doldurur doldurmaz kaydımı silmelerinden gocundum bir yandan da annemin yıllardır söylediği bir şeyi düşündüm: “İnsanoğlu çok köpek, nereye gitse hemen alışıverir.”
İnsanoğlu gerçekten çok köpek. Ben dahil. Değişimi sevmiyoruz, ilk defa ilkokula yazılan çocuk gibi ağlayasımız “gitmeyeceğım” diyesimiz geliyor, şu kıllı kılçıklı halimle ağlasam pek de iyi karşılanmayacağı için ağlamıyorum da. Giderayak her taraf çok güzel geliyor, kampüsteki ağaca şuna buna sarılasım geliyor. Dün bizim ormanda tilki gördüm, arabadan inip de sevesim geldi, o dereceyim.
Halbuki bu böyle değildi, buraya gelirken de binbir zorlukla geldim. Çok iyi hatırlıyorum ilk defa aile evimden çıkacağım zaman bildiğiniz kendimi hasta ettim, 40 derece ateşle serum yiye yiye geldim de Tahsin Banguoğlu KYK’ye yerleştim. Ondan sonra alışamadım, kaç kere kaçıp kaçıp otobüsle Isparta’ya geldim de annem otobüse bindirip geri gönderdi.
O zaman bilemiyorsun işte geldiğin yeri sevebileceğini, sevdiğin yere de alışabileceğini. E, kolay mı? Bilenler bilir, Tahsin Banguoğlu Türkiye’deki ilk KYK’lerdendir, koğuş gibidir. Bizim oda duvar manzaralıydı, altı kişiye tek masa, tek buzdolabı düşüyordu. Bir de koğuş ağamız vardı Gazi makine mühendisliği 6. sınıf, Gaziantepli. Mahmoud vardı Somalili, bir de Adanalı Ali vardı onlarla iyi anlaşmıştık, sağ olsunlar. Orası da iyileşmiş gerçi ama hâlâ kalan arkadaşım varsa Allah kolaylık versin.
Ne zaman burada arkadaşlar edindim, Hacettepe’nin biraz daha hallice (dört kişilik) yurduna geçtim o zaman alıştım. En azından masa falan vardı. Daha da dönesim gelmedi. Zaten herkes yerinde sağ olsun.
İlk geldiğimde olabildiğince “ben burada geçici kalacağım, alışmayayım” diye diretmiştim, bir bahar günü kampüs pırıl pırıldı, her yer yemyeşildi, o gün “ne güzelmiş burası ya, ben bunu nasıl görememişim?” diye düşünmüştüm. Bu inattan görememişim.
Çok şükür kısa zamanda bunu aşıp dört yıl çok güzel bir lisans hayatı geçirdim, gözüm arkada kalmadı.
Status Quo
“Status Quo Bias” diye bir kavram varmış. Özetle neredeysek, ne yapıyorsak, şimdi nasılsak o biçimde kalmak istiyoruz demek. Bunun Türkçesi “kurulu düzenim var”. Psikolog bir arkadaşım öğretmişti bana da. Bunun bilincinde hareket etmenin önemli olduğunu düşünüyorum.
Hayvanlar aleminde de varmış bu olay: kendi belirlediği, yiyecek vesaire olan bölgeden kediler çıkmak istemiyormuş örneğin.
İnsan da gerçekten olanı bırakıp da gitmek istemiyor ama bir başka gerçek hiçbir şeyin kalıcı olmadığı. Şimdi bunun sancısını çekiyormuşum işte. Önceden “ben bunu biliyorum, bana koymaz” diye düşünürken şimdi “bana koyuyor ama bari bunu da doya doya yaşayayım” diye düşünüyorum. Çevremden olabildiğince fikir alıyorum.
Şimdisi
Bir de şimdisi var. Çok şükür, güzel bir yerde yüksek lisans için kabul aldım. Neresi olduğunu söylemeyeyim, zaten bir noktada söylemem gerekecek. Mahya asar gibi duyurmayı sevmiyorum böyle şeyleri. 🧿
İnsan neredeyse oraya alışıyor. Oraya da alışacağımı biliyorum ama buradan kopabilecek miyim onu kestiremiyorum. Velhasılıkelam; bir şeyi sevmek çok kolay, alışmak zor. Alışınca da bırakmak zor geliyor.
Bugün biraz mail yanıtlamak için, biraz da elim boş diye Kızılay’a geldim, camdan tarafa oturdum etrafıma baktım. Aklıma belki birilerine dokunur diye, anı kalsın diye bunu yazmak geldi.

Herkes bir yerlerde bir şeyler yapıyor, ben de aynı yolun yolcusuyum. En azından birlikte okuma şansı bulduğum arkadaşlarıma “ben de böyle hissediyorum” diyeyim, belki kendilerini yalnız hissetmezler. Birazdan üzerinize afiyet döner yiyeceğim, asıl önemli olan bu. Nasıl hissedersek hissedelim bir yerde bir şekilde bazı şeyleri yapmak gerekiyor.
Yanımda olan tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.
28/06/2026


Leave a Reply